Bağırsak dostları: Lifli (posalı) gıdalar
Günümüz tıbbının, posa ya da liflerin, aldığımız besinlerin bağırsaklardan geçişini kolaylaştırdığına ilişkin kuşkusu yok. Bu yüzden de kabızlığı önlediği, kan şekerini dengede tuttuğu, kan yağlarını azalttığı ve bazı kanser türlerini yavaşlattığı saptanan lifli gıdaları tercih etmeliyiz. İşte bu konuda uymanızı tavsiye ettiğimiz bazı öğütler:
O Beyaz ekmek yerine kepeklisini, meyve suyu yerine doğal meyveleri (kabuklarıyla birlikte) yiyin.
O Salataya keten tohumu serpiştirin, çorbalara arpa ve buğday koyun.
O Sebzeleri mümkün olabildiği ölçüde kabuklarıyla pişirin ve onları sofranızdan eksik etmeyin.
O Kahvaltı masanızda yulaf veya buğday ezmesi de bulundurun. Gıda alımındaki posa miktarı arttıkça koroner kalp hastalığına bağlı ölümler azalıyor. Bu doğaı beslenme sayesinde, kandaki iltihabın göstergesi sayılan CRP adlı proteinin miktarında azalma oluyor. Posa alımındaki her 10 gramlık artış, kalp hastalığına yakalanma riskini yüzde 14, bu hastalık yüzünden kaybedilen kişilerin sayısında yüzde 27 oranında eksilme yaratıyor.
Besinlerdeki posaların bir kısmı suda erir, diğer bölümü de suda erimeyen lifler sınıfını oluştur. İlk gruba girenler, kan yağları ile ve yemek sonrası kanda artan şeker düzeyini azaltır. Suda erimeyen (çözünmez) liflerin ise, bağırsaklarda hacim oluşturak, dışkı hacmini artırdığını, bağırsaklardan geçiş zamanını kısalttığını biliyoruz. "Kalın bağırsak ve rektum kanserine iyi gelen yulaf unu ve kuru baklagiller, kötü kolesterol LDL’yi düşürür, fakat iyi kolesterol HDL’yi artırmaz" ifadesi, tıbbi yayınlara akseden gerçeklerden… Özellikle buğday kepeği zengini yüksek posalı gıdaların, kabızlık, Bağırsak Diver-tikülift) ve Spastik Kolon gibi hastalıkların tedavisinde işe yaradığı, insülin ihtiyacını azalttığı, uzun süre doygunluk hissi vererek gıda alımını yavaşlattığı ve sonuçta kandaki kolesterol yağlarını düşürdüğü tıbben kabul ediliyor.